... DEĞİL ...
 
EŞYALARI/ÇANTAYI: BIRAKMAK, ORTAMA GÜVENMEK
değil
YANINDA TUTMAK, SAHİP ÇIKMAK Eşyanın/çantanın yanınızda tutulmasının gerekliliği, çalınmaması için değil/yanısıra, bir hasar/kayıp ya da hırsızlık durumunda orada bulunan herkesi zan altında bırakmaması içindir.
 
"BIRAKMAK" / "UZAKLAŞTIRMAK"
değil
TERCİH DEĞİŞTİRMEK
(ÖZELLİKLE SİGARA VE ÇEŞİTLİ BAĞIMLILIK YAPICILARDA!)
Mutlu olmak için herhangi bir şeye bağımlı olmak çaresizliğin son kertesidir.

Herhangi bir şeye karşı artık bağımlı olmadığınızda, payınıza düşeni yapmışsınız demektir.

Zihninizi içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar sizi terk etmeyeceklerdir.

Bağımlılıklarınızdan vazgeçin. Vazgeçmeniz gereken başka hiçbir şey yoktur.

Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz.

Alışkanlık, gereklilik değil!

SİGARAYI: "BIRAKTIM!" değil/yerine "İÇMİYORUM" ya da "İÇMEMEYİ TERCİH EDİYORUM!"
 
"YASAK"
"SİGARA YASAĞI"
değil
SINIRLAMA/KISITLAMA Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, insanların bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir.

"YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir.

"YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır.

Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır.
 
YAPMA!:
EMİR
değil
KOLAYLAŞTIRMA /
HIZLANDIRMA
Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır!
 
GÜNLÜK YAŞA(MAK)
değil
GÜNÜ YAŞA(MAK) Vurdumduymazlık içinde, hesapsız, düzensiz, aykırı, asalak yaşam. İLE/DEĞİL/YERİNE Gün içinde yaşanan, olan-biten herşeyi, olumlu ya da olumsuz tam anlamıyla yaşamak.

Temel olan, günü tam bir uyum ve bütünlük içinde yaşamak. Günü Yaşa(Carpe Diem), günlük yaşamak değildir!
 
ELEKTRİKLİ ÜRÜNLERİN KABLOLARINI: PRİZE TAKTIKTAN SONRA CİHAZA BAĞLAMAK
değil
ÖNCE CİHAZA KABLOSUNU TAKIP SONRA PRİZE TAKMAK
 
KORNA
değil
IŞIK/SELEKTÖR/SİNYAL Yayalara korna çalınmaz! [araç sahipleri, rahat/sıcak arabalarının içinde, fren ve gaz ayaklarının altında, her türlü olanağa sahip olarak beklemeyi bilmeli/uygulamalıdırlar!]

İster bisiklet/motosiklet olsun, ister herhangi bir araç olsun, sokak aralarında ve kişilere hiçbir zaman ve koşulda korna çalınmaz!!! [özellikle görme engellilere ve yaşlılara!]

Kırmızı ışıkta ya da en ufak bir duraksamada çalınan kornaların gereksizliğini anlamış ve sürekli anımsıyor olmamız gerekir! [Çalınan kornanın da hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, hızlandırmayacağını da!]

Kornalar otoyollarda, hızın ve gürültünün yüksek olduğu yerlerde, araçlar arasında kullanılmak üzere bir olanaktır. Ki otoyolda dahi, ışık/sinyal/selektör varken korna çalmak gereksiz/işlevsiz/anlamsızdır!
 
TRAMVAY'DA, METRO'DA: BİNMEYE ÇALIŞMAK
değil
İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK
 
GÜNEŞTE:
YANMAK
değil
KARARMAK 11:00 ile 16:00 arası güneş altında kalınmamalı!
[yaz saati uygulamasına göre]
 
CEP TEL'DA: KULAKLIKSIZ KULLANMAK
değil
KULAKLIĞIYLA KULLANMAK
 
CEP TELEFONU'NDA: SELAMLAŞMA/HATIR
değil
DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK
 
GELEN TELEFONU/MESAJI/ÇAĞRIYI/MEKTUBU: HER ŞEYİ BİR YANA ATARAK, KONTROLDIŞI/BİLİNÇDIŞI YANITLAMAK
değil
ORTAMI/ÇEVREYİ/KİŞİYİ/KİŞİLERİ GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK UYGUN ZAMANDA, UYGUN TUTUM İLE YANITLAMAK
 
OTOBÜSLERDE: SESSİZE ALMAK
değil
KAPATMAK/TAMAMEN KAPALI TUTMAK
 
KONUŞMAMAK
değil
YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK Bir insan ne kadar çok gürültü yaparsa, sözleri de o kadar çok sessizdir.
 
KONUŞMAYAN/KONUŞAMAYAN
değil
SUSAN/SUSABİLEN Bilgisiz/cahil, bazı/birçok şey(ler)i bilmeyen/algılayamayan/ anlayamayan/kavrayamayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilen, farkındalıklı.
 
SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK
değil
ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK Sözlerin ötesine geçmeye çalışın.
 
BELLEKTE TAŞIMAK
değil
BİLMEK Bilgi 2'dir.
1. Hakkında veri sahibi olmak.
2. Nerede bulacağını/bulabileceğini bilmek.
[Bu çağda olması gereken ve öncelikli olan nerede bulabileceğini bilmektir.]
 
DOĞRU
değil
GEREKTİĞİ GİBİ Eğer doğru ise başka türlü olamaz. Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin sahte olan tarafından kör edilmişken doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir.
 
 ... YERİNE ...
 
ŞEYLERİ:
HAYAL ETTİĞİN GİBİ GÖRMEK
yerine
(ONLARI)
OLDUKLARI GİBİ GÖRMEK
Hayal ettiklerinizin varlığını reddetmeniz daha akıllıca olurdu.
 
ÇOCUKLARA:
ABUR-CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
yerine
MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN!

Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz.

Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir.
 
EVİNİ/MUTFAĞINI/BUZDOLABINI MARKETE ÇEVİRMEK
yerine
EVİNİ/ZİHNİNİ MARKETTE TUTMAK İstediğimiz zaman/gerektiğinde, gerektiği kadarını marketten almak varken "her an ve hemen istediğim yerine gelsin" diye onlarca gereksiz/gerekli ürünü evimizde bulundurmamız şart değil!
 
SUYU:
YEMEKTE İÇMEK
yerine
YEMEKTEN 1 SAAT ÖNCE ya da
1 SAAT SONRA İÇMEK
Midenin sindirim işlemine ve salgılanan sindirim asitlerini kendi koşullarında sağlamak içindir. [Mide ısısı(Agni) için de!]

Gerektiğinde boğazı ıslatacak kadar su -yaklaşık bardağın dörtte biri kadar-, soğuk olmayacak derecede (oda ısısında) içilebilir.

Yemek sırasında meşrubat ve çeşitli içecekleri de tüketmemek gerekir.

Lokantalarda garsonların özellikle içecek bir şey sormalarının ve sipariş etmenizi istemelerinin en önemli nedenlerinden biri de içeceklerdeki kâr marjıdır.
 
DUŞU:
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN SONRA,
DOLU MİDEYLE YAPMAK
yerine
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN ÖNCE,
BOŞ MİDEYLE YAPMAK
 
NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK)
yerine
FİLE/SEPET (KULLANMAK)
 
"KİMSE DİKKAT ETMİYOR"
yerine
BEN NE YAPMAMALIYIM/YAPABİLİRİM?
 
"HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK" (İÇİN/ÜZERE)
yerine
BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK
 
UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK
yerine
AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK Pek kolay olmasa da...

Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun!
 
KOLAY (OLAN)
yerine
ETKİLİ (OLAN)
 
AZALTICI TEDBİR/LER
yerine
ÖNLEYİCİ TEDBİR/LER Ucuz, kolay. | Görünür.

YERİNE

Pahalı, kolay olmayan. | Pek görünmez.
 
TEK BAŞINA YEMEK
yerine
BİRİ(LERİ)YLE (PAYLAŞARAK) YEMEK Her açıdan daha bereketlidir.
 
ÇÖP ATMAK
yerine
CEPTE/ÇANTADA TUTMAK
 
KOKU KULLANMAK
yerine
ÖNCE TEMİZ OLMAK/TUTMAK
 
VİTRİNLERE/TEZGAHLARA UZUN UZUN BAKMAK
yerine
GEREKENE/GEREKTİĞİ KADAR BAKMAK
 
TATİLDE [SADECE] YATMAK
yerine
1-2 UĞRAŞ/ODAK SAHİBİ OLMAK Tatil sadece [ya da tamamen] yatma dönemi değildir. Günlük yaşamdaki onlarca uğraş içinde, yeteri kadar rahat zaman ayıramadığımız için yapamadıklarımızı gerçekleştirmek üzere değerlendirmemiz gereken bir süreç/dönemdir!
 
"BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK
yerine
HİZMET OLARAK YAPMAK
 
KONTROLÜ SONDA YAPMAK
yerine
KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK
 
AZARLAMAK/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.]
yerine
UYARMAK NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR
TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR
 
AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK
yerine
AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK
 
EĞİLMEK
yerine
ÇÖMELMEK Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek değil dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir!
 
SÖYLENİLEN'İ: YORUMLAMAK
yerine
SÖYLENİLEN'İ: DİNLEMEK [Kabul etmek anlamında değil!]

Doğruyu konuşmak iki kişi ister; doğru söyleyen, doğru dinleyen.

İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu.
 
SORUNLARI ERTELEMEK/DAHA SONRAYA TAŞIMAK
yerine
SORUNLARI TERK ETMEK
 
BİLMEDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK
yerine
[ÖZELLİKLE] BİLDİĞİN SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK
 
TARİH AŞKI/TARİH NEFRETİ
yerine
TARİH BİLGİSİ
 
BELLEMEK
yerine
SORGULAMAK/DÜŞÜNMEK Sormaz ki bilsin, sorsa bilir; bilmez ki sorsun, bilse sorar.
 
KUŞKULU/KUŞKUSUZ SEVGİ
yerine
KOŞULSUZ SEVGİ
 
"SEVGİ"
yerine
KOŞULSUZ SEVGİ Sevgide belli bir düşünce kaynaklı ve/veya dayanaklı, beklentili bir duygulanım durumu varolabilir, fakat koşulsuz sevgide hiçbir düşünce, beklenti olmaksızın, olumlu-olumsuz her koşulda sevmek vardır.

KOŞULSUZ SEVGİ, "EĞER"siz, "ÇÜNKÜ"süz, "AMA"sız; "RAĞMEN"li SEVGİ'dir!

Ayırt etme ve ayrılık duygusu olmadığında, buna SEVGİ diyebilirsiniz.

İdrak edeceksiniz ki bilmek sevmektir, sevmek de bilmektir.

Sevgi ve sevginin ilham ettiği irade (istek) olmadıkça, hiçbir şey yapılamaz.

Sevgi tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir.
 

 
 
 
 
 
 
 
 
Ziyaretçi
Bu sayfa, Haziran 2011 itibariyle 1591 kez ziyaret edilmiştir.

Tanımlar
[İlk Adım]

Derneğimiz

Üyelik Neler Yapıyoruz? [Yaptık/Yapacağız] Ne/ler Yapabilirim? Bireysel / Kurumsal Takip Edin
Onur Üyelerimiz

Üyelerimiz

Takipçilerimiz

Başvuru
Yetki
Haberler / Duyurular

İşbirliği
Yazışmalar

Etkinlikler / Takvim

Davet
Katılım / Katkı
[Bağış, Sözlük]

Tanıtım / Destek
[Banner]

Sık Kullanılanlarıma
Ekleyeyim

Siteme Ekleyeyim

Katkılarınız
Deneyimleriniz
Öyküleriniz
Yorumlarınız
Önerileriniz
Desteğiniz

Facebook /
Twitter

Basında
Derneğimiz

Haberler
Duyurular

Takvim

Görsel
[Eğitim ve Sanat]


Yararlı Bilgiler ve Bilinçlenme


Sorunlar ve
Çözüm Önerileri


Bağımlılıklar


Sigara[Tütün] ve ...

Yoksunluklar /
Yetersizlikler

Yönetim
 
Etkin Edilgen

Fotoğraf

Video

Karikatür

Tasarım

Çizim

Havuz
Araştırmalar
Çalışmalar
Karşılaştırmalar
İstatistikler

Haklarınız
[Yasa/Yönetmelikler]

Kitaplık
Bağlantılar
Sözler / Yazılar
Önemli Günler
Anketler
Teşvik ve Ödül

Koruma,
Sahip Çıkma ve Bilinçlendirme
Seferberlik
Terk Edeyim...
[Alo 171]

Uyarılar

Şikâyetleriniz
[Dilekçeler]
İhbarlar
[Alo 184]
Teknoloji [Televizyon,
Cep Telefonu]
İnternet [Oyun, Sohbet, Porno]
Bahis / Kumar
Madde [Uyuşturucu, Alkol ve Sigara]
Kötü Beslenme
[Kahve/Çay, Üç Beyaz, Çikolata, Patates, Çabuk yemek]
İlâç | Tüketim
Hız | Korna
Reklâm

"Gündem" /
"Haber"

Psikojenik
[Takıntılar, Korku/Kaygı,
Blumiya,
Anoreksiya]




Haberler
Köşe Yazıları
Birey/ler / Toplum
Doğa / Çevre

Orhan Kural

Nargile [1 - 2]

İçil(e)meyen Yerler
( Dünyada... )
Denetleyelim!
[Takip Et! | Sahip Çık!]

Açık hava

Haberler
Köşe Yazıları
Zihinsel
Fiziksel
İşlevsel


Hastalıklar /
Sorunlar


Göğüs ve Akciğerler
[Soluk | Su]
Kalp, Damar
Kanser/Onkoloji
Ağız ve Diş
Deri
(Kurumsal)
Kararlar
Bütçe
Harcamalar
Demirbaşlar
İstatistikler

(Bireysel)
Eylemler
Katkılar
Destek
Ziyaretçi: Şu an: 2 | Bugün: 14